Gorkemaluminyum takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Nesâî sahih midir” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.
Kayseri’de Bir Akşam: Nesâî Sahih midir Sorusu Kalbime Dokundu
Kayseri’de kışın erken kararan akşamlarından biriydi. Penceremin önünde oturmuş, elimde eski defterlerimden birini karıştırıyordum. Günlük tutmayı seviyorum. Bazen birkaç cümle yazıyorum, bazen de saatlerce içimde birikenleri kâğıda döküyorum. O akşam yazdığım ilk cümle şuydu:
“Bazı sorular vardır, insanın sadece aklını değil, kalbini de meşgul eder.”
Uzun zamandır hadis kitapları hakkında daha fazla okumaya çalışıyordum. Çocukluğumdan beri dinlediğim bazı hadislerin hangi kaynaklarda geçtiğini, âlimlerin bu eserler hakkında neler söylediğini merak ediyordum. Bir gün karşıma çok sık sorulan bir soru çıktı: “Nesâî sahih midir?”
Bu soru ilk anda beni biraz şaşırttı. Çünkü daha önce birçok kişinin Nesâî’nin adını büyük bir saygıyla andığını duymuştum. Fakat bir kitabın değerini sadece insanların sevgisiyle değil, ilmî ölçülerle de anlamak gerektiğini fark ettim. İçimde hem büyük bir merak hem de hafif bir tedirginlik oluştu.
Çünkü bazen insan, değer verdiği şeyleri araştırırken bir korku yaşar. “Ya öğrendiğim şeyler düşündüğümden farklı çıkarsa?” diye kendi kendine sorar. Ben de o akşam böyle hissettim. Bir yandan gerçeği öğrenmek için heyecanlanıyordum, diğer yandan yıllardır zihnimde oluşan bazı düşüncelerin değişmesinden çekiniyordum.
Nesâî’nin İsmini İlk Kez Daha Derinden Düşündüğüm Gün
Nesâî hakkında daha fazla okumaya başladığımda onun sadece bir kitap yazarı olmadığını fark ettim. O, hadisleri toplamak, incelemek ve sonraki nesillere aktarmak için büyük emek veren bir hadis âlimiydi.
Bir gece yine günlüğüme yazarken şunu düşündüm:
“Yüzlerce yıl önce yaşayan bir insanın emeği, bugün benim odamda bana ulaşıyorsa, bunun arkasında ne kadar büyük bir sabır vardır?”
Bu düşünce beni gerçekten etkiledi. Çünkü günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay görünüyor. Birkaç saniyede birçok bilgiye ulaşabiliyoruz. Fakat geçmişte bir âlimin bir hadisi araştırması, farklı şehirlerdeki kaynaklara ulaşması, güvenilir ravileri incelemesi çok büyük bir gayret gerektiriyordu.
Nesâî’nin asıl adı Ahmed bin Şuayb en-Nesâî’dir. Hadis ilminde önemli kabul edilen âlimlerden biridir. Özellikle “Sünenü’n-Nesâî” olarak bilinen eseri, hadis kaynakları arasında özel bir yere sahiptir.
Fakat benim kafamdaki asıl soru hâlâ duruyordu:
“Nesâî sahih midir?”
Bu sorunun cevabını sadece “evet” veya “hayır” diyerek anlamanın yeterli olmadığını zamanla öğrendim. Çünkü hadis kitaplarını değerlendirmek, bir kitabın tamamını tek bir kelimeyle sınıflandırmaktan daha detaylı bir konuydu.
Sahihlik Meselesini Anlamaya Çalışırken Yaşadığım Duygular
Bir insan bir konu hakkında araştırma yapmaya başladığında bazen beklemediği duygular yaşayabiliyor. Ben de yaşadım.
İlk başlarda biraz hayal kırıklığı hissettim. Çünkü hadis kitaplarının hepsinin aynı seviyede olduğu düşüncesiyle büyümüştüm. Daha sonra hadis âlimlerinin eserleri farklı derecelerde değerlendirdiğini öğrenince kafam karıştı.
Ama bu karışıklık kötü bir şey değildi. Aksine beni daha dikkatli olmaya yöneltti.
Bir akşam Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken bunu düşündüm. İnsan bazen bir şeyi gerçekten sevdiğinde onu daha iyi tanımak ister. Bilmediği noktalar ortaya çıktığında kaçmak yerine anlamaya çalışır.
Benim için de böyle oldu.
Nesâî hakkında okudukça şunu fark ettim: Sünenü’n-Nesâî, hadis âlimleri tarafından önemli ve güvenilir kabul edilen eserlerden biridir. Hatta Kütüb-i Sitte olarak bilinen meşhur altı hadis kitabından biri kabul edilir.
Ancak hadis ilmi açısından bir eserde bulunan bütün hadislerin aynı derecede sahih olduğu söylenmez. Âlimler, hadisleri tek tek incelemiş, ravilerin durumlarını değerlendirmiş ve farklı sonuçlara ulaşmıştır.
Bu noktayı anlamak benim için büyük bir rahatlama oldu. Çünkü “Bir kitabın değerli olması, içindeki her rivayetin aynı seviyede olduğu anlamına gelmez” gerçeğini gördüm.
Sünenü’n-Nesâî Hakkında Öğrendiğim Gerçekler
Nesâî’nin Hadis İlmindeki Yeri
Nesâî, hadisleri toplama konusunda çok titiz davranan âlimlerden biri olarak bilinir. Onun eserini hazırlarken gösterdiği dikkat, hadis ilmiyle ilgilenen kişiler tarafından takdir edilmiştir.
Özellikle bazı âlimler, Nesâî’nin Sünen’inin Kütüb-i Sitte içerisindeki en sağlam eserlerden biri olduğunu ifade etmişlerdir. Bunun sebebi, Nesâî’nin rivayet seçiminde oldukça hassas davranmasıdır.
Bunu öğrendiğimde içimde büyük bir saygı oluştu. Çünkü bir insanın hayatını ilme adaması, yıllarca aynı amaç uğruna çalışması bana çok anlamlı geldi.
Günlüğüme şu cümleyi yazmışım:
“Bazı insanların bıraktığı miras, sadece kitap sayfalarında değil, insanların düşüncelerinde yaşamaya devam eder.”
Bir Kitabı Anlamak İçin Sabır Gerektiğini Öğrendim
Eskiden bir konu hakkında hızlı cevaplara ulaşmayı sevdiğimi fark ettim. Bir soru sorulduğunda hemen kesin bir cevap bulmak istiyordum. Fakat Nesâî meselesi bana sabırlı olmayı öğretti.
“Nesâî sahih midir?” sorusuna verilecek cevap, aslında şunu da içeriyordu:
Hadis ilmi nasıl çalışır?
Âlimler hangi ölçülere bakar?
Bir rivayet nasıl değerlendirilir?
Bu soruları düşünmeye başladığımda konu benim için sadece bir bilgi meselesi olmaktan çıktı. Daha derin bir anlam kazandı.
Dedemden Kalan Bir Kitap ve İçimdeki Umut
Bu araştırmayı yaptığım günlerden birinde dedemin eski kitaplarını karıştırıyordum. Rafın en arkasında eski kapaklı bir kitap buldum. Sayfaları sararmıştı. Kitabı elime aldığımda garip bir heyecan hissettim.
Geçmişten bana uzanan küçük bir emanet gibiydi.
O an düşündüm: Yıllar önce bir insan bu kitabı okurken hangi duygulara sahipti? Hangi soruların cevabını arıyordu?
Belki o da benim gibi merak etmişti. Belki o da doğru bilgiye ulaşmak için çaba göstermişti.
İşte bu düşünce bana umut verdi.
Çünkü bilgi arayışı sadece bugünün insanına ait bir şey değil. Yüzyıllardır insanlar hakikati anlamaya çalışıyor. Âlimler eserler yazıyor, öğrenciler ders halkalarında öğreniyor, insanlar evlerinde kitap okuyarak kendilerini geliştiriyor.
Nesâî’nin eseri de böyle büyük bir çabanın sonucu olarak günümüze kadar ulaşmıştı.
Nesâî Sahih midir Sorusuna Kendi Penceremden Cevap
Bu araştırmanın sonunda benim vardığım nokta şuydu:
Nesâî, hadis ilminde güvenilir ve önemli kabul edilen büyük bir âlimdir. Sünenü’n-Nesâî de İslam dünyasında önemli hadis kaynaklarından biri olarak kabul edilir.
Ancak hadis değerlendirmesi çok hassas bir ilim dalıdır. Bir eserin değerli olması, içerisindeki her rivayetin aynı derecede sahih olduğu anlamına gelmez. Âlimler hadisleri ayrı ayrı incelemiş ve değerlendirmiştir.
Bu gerçeği öğrendiğimde içimdeki soru işaretleri azaldı. Aslında aradığım şey sadece kısa bir cevap değildi. Ben anlamak istiyordum.
Bazen insanın kalbine dokunan şey, sadece ulaştığı sonuç değildir. O sonuca giderken yaşadığı yolculuktur.
Benim Nesâî hakkında yaptığım okumalar da böyle bir yolculuk oldu.
O Gece Günlüğüme Yazdığım Son Cümle
Şunları da İnceleyin: Nem sensörü kaç volt ?
Gece ilerlemişti. Kayseri’nin sessizliği odamı dolduruyordu. Defterimi kapatmadan önce son bir cümle yazdım:
“Gerçek bilgi, insanı korkutmaz; ona daha bilinçli bakmayı öğretir.”
Nesâî sahih midir sorusu, benim için sadece bir hadis kitabı hakkında sorulan bir soru olmadı. Aynı zamanda araştırmanın, öğrenmenin ve doğruyu anlamaya çalışmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir deneyim oldu.
Bazen bir kitap, sadece sayfalardan oluşmaz. Bazen bir kitap insanın düşüncelerine dokunur, onu değiştirir ve yeni sorular sormaya teşvik eder.
Sünenü’n-Nesâî hakkında öğrendiklerim de bende böyle bir iz bıraktı.
Artık bir esere bakarken sadece ismine değil, arkasındaki emeğe, ilme ve ortaya koyulan titiz çalışmaya da dikkat ediyorum.
Çünkü bazı cevaplar sadece akılla değil, samimi bir arayışla bulunuyor.